Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi

Hayata Destek olarak yürüttüğümüz çocuk koruma çalışmalarında iki alana odaklanıyoruz:

  • Mevsimlik tarımda olumsuz koşullarda yaşamak ve/veya çalışmak zorunda kalan; güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyüme, barınma, gelişim ve eğitim gibi temel haklarından mahrum bırakılan çocuklar,
  • Savaş nedeniyle ülkelerinden göç etmek zorunda kalan, bu göç nedeniyle şiddet, ihmal ve istismara açık hale gelen çocuklar.

Amacımız, çocukların dayanıklılığını arttırmak ve iyi olma hallerini geliştirmek, ayrıca çocuk işçiliğinin bir hak ihlali olduğuna ve önlenmesi gerektiğine ilişkin toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlamak.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğinde hayata geçirdiğimiz projelerle, çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Mevsimlik gezici tarım alanları başta olmak üzere farklı alan ve sektörlerde çalıştırılan ya da çalıştırılma riski altındaki çocukların, ihmal ve istismardan korunması ve haklarına erişmesi amacıyla çalışıyoruz. Bu çerçevede, çalıştırılan ya da çalıştırılma riskli bulunan çocukları, eğitime dönmeleri ve temel haklardan yararlanmaları için vaka yönetimi yoluyla destekleme, sosyal hizmetlere yönlendirme ve psikososyal destek faaliyetleri yürütüyoruz. Ayrıca aileler, işverenler ve tarla/bahçe sahipleri için çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik farkındalık arttırıcı çalışmalar yapıyoruz. Savunuculuk ve kapasite geliştirme eğitimleri gibi faaliyetler aracılığıyla kamuoyu ve kamu kurumlarına ulaşmayı hedefliyoruz.

Çalışmalarımız, bu hedefler doğrultusunda, UNICEF’in Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Programına destek veriyor.

Faaliyetlerimiz

Çocukları Destekliyoruz

Çalıştırılan ya da çalıştırılma riski altında olan çocuklar için Hayata Destek Evlerimiz ve Hayata Destek Noktalarımız’daki uzmanlarımızla vaka yönetimi, hukuki destek, psikolojik ve psikososyal destek hizmetleri sunuyoruz. Çocukların ihmal ve istismardan korunmasını, iyilik hallerinin geliştirilmesini; eğitim, güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyüme, barınma ve gelişim gibi temel haklarından faydalanmasını sağlamayı amaçlıyoruz.

Aileleri ve Topluluk Üyelerini Bilgilendiriyoruz

Birlikte çalıştığımız topluluklardaki ailelere ve diğer topluluk üyelerine ulaşıyor, çocuk hakları, çocuk gelişimi hakkında bilgi veriyor, çocukların çalıştırılmaları durumunda maruz bırakıldıkları hak ihlallerini, çocuk işçiliğinin yasalarda ‘suç’ olarak tanımlandığını ve yasak olduğunu anlatıyoruz.

İşverenleri Bilgilendiriyoruz

İşverenleri, bahçe sahiplerini ve tarım aracılarını ziyaret ediyor, onları çocuk hakları, çocuk gelişimi, işveren hak ve sorumlulukları, çocuk işçiliğinin olumsuz etkileri ve kanuni yaptırımlar hakkında bilgilendiriyoruz.

Çocuk Haklarını ‘Savunuyoruz’

‘Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil’ sloganıyla yürüttüğümüz kampanyayla çocuk işçiliğine dair kamuoyunda farkındalık yaratmayı ve ilgili mercileri sorumluluk almaya teşvik etmeyi hedefliyoruz.

‘Yuvarlak Masa Toplantıları’ Düzenliyoruz

Çocuk işçiliği ile ilgili kamu, sivil toplum, işverenler, akademi ve sendika temsilcileri gibi konuyla ilgili çalışma yürüten tüm paydaşları yan yana getirdiğimiz yuvarlak masa toplantıları organize ediyoruz.

Kapasitemizi Geliştiriyoruz

Çocuk koruma politikamızı ve davranış kurallarımızı geliştiriyor, programlarımızı, çalışma prensiplerimizi çocuk koruma perspektifiyle uyumlu hale getiriyoruz. Kurumların çocuk koruma kapasitelerinin güçlenmesine destek oluyoruz.

Çocuk İşçiliği

UNICEF çocuk işçiliğini, çocukların çalışmak için çok genç olmaları ya da fiziksel, zihinsel, sosyal veya eğitsel gelişimlerine zarar verebilecek her türlü tehlikeli faaliyetle uğraşmaları olarak tanımlar.

1990’ların başından itibaren kaydedilen düşüşe rağmen Türkiye’de çocuk işçiliği hala çok önemli bir sorun olarak var olmaya devam ediyor.

2012 yılı resmî verileri, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon çocuğun, ağır ve tehlikeli koşullarda çalıştırıldığını gösteriyor. Ancak bu sayının, ülkemize sığınan ve neredeyse yarısı çocuk olan 4 milyona yakın mültecinin çalıştırılan çocuklarının da dahil olmasıyla 1 milyonu çoktan aştığı tahmin ediliyor. Bu çocukların yarıya yakını mevsimlik tarımda çalıştırılıyor.

Çocuk İşçiliğinin Olumsuz Etkileri

  • Çocuklar için zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan zararlıdır.
  • Çocukların taşıyamayacakları sorumluluklar yüklenmesine yol açar.
  • Potansiyellerine ve saygınlıklarına zarar verir.
  • Çocukluklarını yaşama ve sağlıklı gelişim haklarından yoksun bırakır.
  • Eğitimlerini engeller.
  • Fiziksel ve ruhsal sağlıklarını zedeler.
  • Çalışma ortamları çocukları sözlü ve fiziksel şiddete, her tür ihmal ve istismara açık hale getirir.

Çocuk İşçiliğinin Engellenmesine Yönelik Yasal Çerçeve

Çocuk hakları ve çocuk işçiliğine yönelik uluslararası metinlerin imzacıları arasında yer alan Türkiye, ulusal mevzuatı ve imzalayarak iç hukuk normu haline getirdiği uluslararası sözleşme ve belgeler gereği, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması gerekliliğini kabul ve taahhüt eder.

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 0-18 yaşları arasındaki her bireyi çocuk olarak kabul eder. Ayrıca Sözleşme, her çocuğun “ekonomik sömürüden, tehlikeli olabilecek, çocuğun eğitimini engelleyecek, çocuğun sağlığını bozabilecek veya fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimini engelleyecek işlerde çalıştırılmaktan korunma” hakkı olduğunu vurgular.

Çalışmada Asgari Yaşa İlişkin 138 sayılı ILO sözleşmesi, çocuk işçiliğini tanımlama ve düzenleme ölçütü olarak, belirlenen “asgari yaş sınırının, zorunlu öğrenim yaşının bittiği yaşın altında ve her halükarda 15 yaşın altında olmayacağını” belirtmektedir. Sözleşme, asgari yaşı zorunlu eğitime bağlayarak, çocuğun bu yaş aralığında işte değil, okulda olması gerektiğini vurgular.

Türkiye’de 15 yaşına kadar çocukların çalıştırılması yasaktır.

15-18 yaş arasındaki çocukların çalışabilmesi ancak 12 yıl zorunlu eğitimini tamamlamasına engel teşkil etmemesi koşuluyla yasalarda belirtildigi şekilde mümkündür.

18 yaşını doldurmamış tüm çocukların ise ‘Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’ kapsamında düzenlenen işlerde ve koşullarda çalıştırılması yasaklanmıştır ve bu tür işler ‘Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimleri’ arasında yer alır.

Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimleri

182 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi çerçevesinde ‘en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği’ şöyle tanımlanmıştır:

  • Çocukların alım-satımı ve ticareti, borç karşılığı veya bağımlı olarak çalıştırılması ve askeri çatışmalarda çocukların zorla ya da zorunlu tutularak kullanılmasını da içerecek şekilde mecburî çalıştırılmaları gibi kölelik ve kölelik benzeri uygulamaların tüm biçimleri;
  • Çocuğun cinsel sömürüsü, pornografik yayınların üretiminde veya pornografik gösterilerde kullanılması, bunlar için tedariki ya da sunumu;
  • Çocuğun özellikle ilgili uluslararası anlaşmalarda belirtilen uyuşturucu maddelerin üretimi ve ticareti gibi yasal olmayan faaliyetlerde kullanılması, bunlar için tedariki ya da sunumu;
  • Doğası veya koşulları gereği çocukların sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimleri açısından zararlı olan işler.

Türkiye’de çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri olarak; ‘sokakta çalışma’, ‘küçük ve orta ölçekli işletmelerde ağır ve tehlikeli işlerde çalışma’ ve ‘aile işleri dışında, ücret karşılığı gezici ve geçici tarım işlerinde çalışma’ önceliklendirilmiştir.